MENÜ
08 Haziran 2026 Pazartesi
DOLAR 46,1031 ▲ %0,13
EURO 53,2518 ▲ %0,31
ALTIN 6.411,57 ▲ %0,04

Kushner’in Sazan Planı: Yeni Bir İsrail Mi Kuruluyor?

Rama’nın İsrail Dansı ve Egemenlik Krizi

Balkanlar’ın en stratejik noktalarından biri olan Sazan Adası, komünist diktatör Enver Hoca döneminin ağır askeri atmosferinden sıyrılıp küresel sermayenin kirli ve parlak oyun sahasına dönüşüyor. Jared Kushner ve Ivanka Trump ikilisinin “ayakkabısız gezerken keşfettik” diyerek romantize ettiği bu devasa proje, aslında basit bir turizm yatırımından çok daha derin ve karanlık jeopolitik anlamlar taşıyor. Milyar dolarlık villaların, ultra lüks marinaların ve korunaklı lagünlerin gölgesinde yükselen asıl soru şu: Arnavutluk toprakları kime, neyin karşılığında peşkeş çekiliyor?

Jared Kushner’in yatırım fonu üzerinden yürüttüğü bu hamle, Tiran sokaklarını her akşam bir protesto alanına çevirmiş durumda. Ivanka Trump’ın adadaki doğallıktan bahsettiği anlarda, Arnavut halkı egemenlik kaybının ve ulusal onurun zedelenmesinin acısını yaşıyor. Halkın bu bölgeye “Yeni Epstein Adası” yakıştırması yapması kesinlikle tesadüf değil; zira küresel elitlerin kontrolüne bırakılan her izole kara parçası, yerli halkın giremediği karanlık birer denkleme dönüşüyor. Projenin devasa bir istihdam kapısı olduğu iddiaları ise halkın öfkesini dindirmeye yetmiyor.

Başbakan Edi Rama, projeyi ekonomik kalkınma ve turizmde şahlanış masallarıyla süslemeye çalışsa da madalyonun öteki yüzü oldukça çıplak. Rama’nın yıllardır sürdürdüğü İsrail yakınlığı, Kudüs’te büyükelçilik açma hamleleri ve Netanyahu ile kurduğu samimi diyaloglar, Sazan Adası projesini kamuoyu nezdinde bir “İsrail kolonisi” girişimine dönüştürdü. Cumhurbaşkanı Herzog tarafından devlet nişanıyla ödüllendirilen Rama’nın, böylesine kritik bir vatan toprağını Kushner gibi bir figüre teslim etmesi, Arnavut milliyetçiliğini en hassas yerinden vurdu.

Meydanlarda “Dubai olmayacağız!” diye haykıran binlerce vatandaş, aslında modern bir sömürgeciliğe karşı direnç gösteriyor. Rama’nın bu toplumsal tepkileri “hibrit savaş” veya “komşu ülkelerin oyunu” olarak etiketlemesi, iktidarının altındaki zeminin ne kadar kaygan olduğunu kanıtlıyor. Eski Yunan Başbakanı Çipras’ın bile bu sürece dahil edilmesi, Rama’nın içine düştüğü siyasi çaresizliğin ve hedef şaşırtma çabasının bir parçasıdır.

Sazan Adası meselesi sadece ekolojik denge ya da deniz kaplumbağalarının yuvaları değildir. Bu mesele, küçük bir Balkan ülkesinin küresel aktörlerin sofrasında bir meze olup olmayacağı kavgasıdır. Eğer bu inşaatlar tamamlanırsa, Sazan artık haritada Arnavutluk’un ancak pratikte Kushner ve ortaklarının özel mülkü olacaktır. Bu kirli pazarlık, Balkanlar’daki tüm dengeleri sarsacak kadar tehlikeli bir emsal teşkil ediyor. Halk sormakta haklı: Bu ülke gerçekten bizim mi, yoksa en yüksek teklifi verene satılık bir mülk mü?”

Kaynak: Sabah

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir